Oyunla Eğitim

Oyunla Eğitim

Beden eğitimi, spor eğitimi, sosyal bilimler ve fen bilimlerinin öğretim metodu olmasının yanı sıra, oyunla eğitim; genç bireylerin toplumsal kültürü, iyiyi kötüyü, meslekleri, sosyal rolleri, kişilik haklarını, saygı ve sevgiyi de öğrendikleri en elverişli ortamdır.

Tıpta, iş dünyasında, mesleki eğitimde ve boş zamanlarının yararlı bir biçimde değerlendirilmesinde oyun, çokça başvurulan bir metottur. Birçok eğitimci oynayarak öğrenmenin daha iyi hafızada kaldığını, mukayeseli düşünme, karar verme ustalığı kazandırdığı ve davranışları değiştirdiğini tespit etmişlerdir (And, 1974s. 306-307).

Oyunları, öğretilmek istenen konulara bağlamak hiç de zor değildir. Bu açıdan bakıldığında oyunla eğitim, beden eğitimi ve sporu aşmaktadır. İyi bir eğitimci konuyu oyunla bağlayarak bireylere bir çok şey öğretebilir (Özbaydar, 1983s. 123).

Bilindiği gibi satranç ve dama birer savaş oyunudur ve çok eskiden beri oynanmaktadır. Oyuncular satrançta zekalarını, karar verme özelliklerini ve cesaretlerini karşılaştırarak adeta savaşırlar. Askeri taktikleri eğlendirici oyun yoluyla, ilmi olarak öğrenme fikri ilk olarak, 1870 yılında Helwing tarafından ortaya atılmıştır. Günümüzde geliştirilen bilgisayarlı askeri oyunlarla, gerçek savaş şartları denenmekte ve geleceğin komutanlarına bilgi ve tecrübe kazandırılmaktadır. Askeri alanda sıkça başvurulan tatbikatlar da birer oyundur. Günümüz iş dünyasında da personel yetiştirmede oyundan yararlanılmaktadır. Bu oyunlar oyuncuyu soyutlayarak bir mücadele ortamı içine sokup, hırslı, gözü ileride, iş dünyasının geleceklerini gören ve oyuncunun pratik doğru karar vermesini gerektiren oyunlardır.

Oyuncular yönetim prensipleri doğrultusunda, karışık durumlarda, kesin karar almak zorundadırlar. Bu oyunlar geleneksel yönetici ve personel yetiştirme metotlarından daha faydalıdır. Çünkü oyuncuya yaparak, yaşayarak öğrenme fırsatı verir. Teknik pratiği artırır ve en önemlisi, kısa zamanda risksiz olarak, uzun vadeli tecrübe kazandırır (And, 1974s. 305-309).

Bir yetişkine göre oyun, yeniden doğuş ve monotonluktan kaçıştır. Çocuk için ise oyun ciddi bir uğraştır. Oyun çocuktaki tüm yetenekleri uyandıran serpilip açılmasına yarayan bir dost oyun, neşe, hürriyet, memnunluk, rahatlık, dostluk ve barış yaratan bir eylemdir (Kanad, 1963s. 497).

Oyun, çocuğa hiç kimsenin öğretemeyeceği konuları kendi deneyimi ile öğretmesi yöntemidir. Hesap, dikkat, rastlantı veya maharete dayanan ve insanların hoş vakit geçirmelerine, oyalanmalarına yarayan ve hiçbir karşılık beklemeden yapılan davranışlar bütünüdür.

Oyun hakkında söylenmiş ve formüle edilmiş ifadeleri şöyle sıralayabiliriz:

Oyun bir uyumdur. Oyun çocuğun doğal öğrenme ortamıdır. Oyun çocukta biriken enerjinin boşalmasını sağlayan bir araçtır. Oyun çocuğun özgürlüğüdür. Oyun çocukta sosyal, duygusal, fikri ve diğer kuvvet yeteneklerini harekete geçiren ve geliştiren bir uğraştır. Oyun çocuğun dili ve etkin bir anlatma aracıdır. Oyun vermeyi ve almayı öğreten bir kurumdur, çocuğun yaratma ortamıdır. Oyun, çocuğa kendini tanıtmayı öğretir. Gerçek dünya ile hayal dünyası arasında bir geçittir. Oyun, çocuğu öğrenmeye hazır bir hale getiren bir süreçtir. Çocuğun zihni, konuşma ve iş ortaya çıkartma yeteneklerini geliştirir. Kısacası çocuğun ruh sağlığıdır. Oyun çocuğun deney odasıdır. Çocuk burada kendi dışındaki bütün dünyayı istediği gibi şekillendirir, büyütür, küçültür kendince her varlığa bir rol verir.

Oyunu tanımlayan ve mahiyetini anlatan daha binlerce ifadeler vardır. Bunların hepsini burada toplamak mümkünse de yukarıda verdiğimiz örnekler bir projeksiyon açısından yeterli geleceği kanısındayız.

Erişkinler gözüyle oyun çocuğun eğitilmesine, oyalanmasına yarayan amaçsız bir uğraştır. Oyun çocukların en önemli işidir. Okul yaşına gelmemiş çocukları kısa bir süre gözlemek bu gerçeği ortaya koymaya yeter. Oynayan çocuk kendi küçük dünyasındadır. Orada sadece kendisi egemendir. Kuralları kendisi koyar, kendisi bozar. Dış dünyadan hiç kimsenin buraya müdahale etmesini kabullenmez, kendi başına buyruk olmak ister. Oyun oynayan bir çocuk çağrıldığında: “Şimdi işim var gelemem.” yanıtını verir; veya, hiçbir şey ifade etmeyen yerdeki oyuncaklarına dokunulmasını istemez ve yerlerinin değiştirilmesine asla müsaade etmez (Kalender,1999s. 56).

Turbo Zeka olarak; eğlenirken beceri kazandıran oyunları sizlere sunmaktan mutluluk duyarız. Ankara Batıkent’teki akıl ve zeka oyunları mağazamızda ve www.turbozeka.com internet sitemizde oyunlarımızı ayrıntısıyla inceleyebilirsiniz…